Karşıdaki 7. vitrinde ise nadide el oymaları, necef ve yeşimden yapılmış çeşitli eserler ile 8. vitrinde sultanların doğduğu zaman padişaha gösterilmek üzere içine konduğu altın beşik yer almıştır. 103 x 54 cm. eb’adındaki altın beşiğin dış yüzü çiçek motiflidir ve üzeri elmas ve zümrütlerle zenginleştirilmiştir. Aynı vitrinin üstündeki askı ise bu güzelliği tamamlamaktadır.
III. Salon
Buradan bir kapı ile III. salona geçilir. Bu bölümde daha çok elmas ve altınlı eserler sergilenmiştir. Girişte solda yer alan I. vitrinde değerli taşlarla süslü Kur’ân kapları görülebilir. Sağ taraftaki 2. vitrinde ise II. Abdülhamid’e ait murassa tatlı takımı, altın buhurdan ve gülebdanlar, mineli şerbet takımı yer almıştır.
III. vitrinde en üstte II. Mahmud’a ait tuğralı bir askı görülür. Mavi ve pembe mine üzerine elmaslarla II. Mahmut tuğrası işlenmiştir. Zinciri altındır ve 38 cm. uzunluğundadır. Altında 45 dizi inci püskül bulunmaktadır.
Aynı vitrinde Kevkeb-i Dürri elması, Silâhtar Mustafa Paşa elması ve Şebçerâğ elması, gözlerimizi kamaştıracak niteliktedir. Şebçerâğ elması oval gümüş bir plâkaya tutturulmuş çeşitli büyüklükteki elmaslardan oluşmuştur. Broşlar, yüzükler, elmaslı ve zümrütlü güzel takımlar vitrini süsleyen diğer eserlerdir.
IV. vitrinde ise atın bir tepsi, altın buhurdan ve gülebdanlar sergilenmiştir.
Bu bölümün en göz kamaştırıcı eserlerinden birisi de pencereler arasındaki V. vitrine yerleştirilen kaşıkçı elmesıdır.
KAŞIKÇI ELMASI
86 kıratlık elmas, gümüş bir yuvaya oturtulmuş olup etrafını 49 pırlanta süslemektedir. Bu elmasın “kaşıkçı” olarak adlandırılmasının sebebi kaşığa benzediğindendir. Bir rivayete göre de elması fakir bir balıkçı bulur. Fakir balıkçı bunu kuyumcuya giderek 3 kaşık karşılığında değiştirir. Bu nedenle kaşıkçı elması dendiği söylenir. İster kaşığa benzediğinden, ister üç kaşığa değiştirilmesinden kaşıkçı elması denmiş olsun, ama her halde bu söylenti en akla yatkın olanıdır.
1774 de Pigot adlı bir Fransız subayı Hindistan’da Madros mihracesinden bir elmas satın alır ve Fransa’ya getirir. Birçok el değiştiren elmasın Napolyon’un annesinin eline geçtiği, Napolyon’un sürgünden kurtulması için bu elması satışa çıkardığı, satışta Tepedelenli Ali Paşa’nın aldığı ve ondan da Osmanlı Sarayı hazinesine geçmiş olduğu söylenir. Elmasın etrafındaki 49 pırlantanın sonradan II. Mahmut tarafından konduğu sanılmaktadır. Ortadaki iki vitrinde 48 kg. ağırlığında ve 6666 adet elmasla süslü Abdülmcedid tuğralı altın şamdanlar yer almıştır.

Yine ortadaki büyük vitrinde değerli taşlarla süslü mineli eserler, padişahlara Romanya, Yugoslavya, Fransa, İsveç Siyam v.s. gibi ülkeler tarafından sunulan yabancı nişanlar, madalyalar sergilenmiştir.
Karşıdaki 6.vitrinde muhteşem törenlere sahne olmuş, nice padişahların üzerinde oturarak tebrikleri kabul ettikleri taht görülmektedir. Altın kaplama ve değerli taşlarla süslü bu bayram tahtı padişahların Topkapı Sarayını terketmelerinden sonra bile geleneklere uyularak bayram ve cülûs tebriklerinde Dolmabahçe Sarayına getirilmiş ve kullanılmıştır. Bu altın bayram tahtı 108 x178 cam.boyutlarında olup 250 kg. ağırlığındadır, üzerinde 954 adet zebercet vardır. 1585 yılında Sultan III. Murad’a Mısır Valisi İbrahim Paşa tarafından hediye edilmiştir.
Kapının sol tarafındaki vitrinde ise çeşitli süslü yazı takımları görülmektedir.
Buradan çıkarak karşıdaki son Hazine Dairesine gelinir.
|