| |
|
YEMİŞ ODASI
Bu sevimli oda III. Ahmet tarafından yapılmıştır. Burası baştanbaşa tabak içinde meyvalar ve çiçek demetlerinden oluşan kalem işi panolarla süslenmiştir. Sol tarafta yer alan ayna, duvarlar içinde görülen sakça gözü adı verilen küçük nişler, sağ tarafta yer alan ender güzellikteki yaşmaklı mermer ocak, pencereler içine konulan ayaklı küçük kristal şamdanlar, zeminde görülen büyük sini tüm ziyaretçilerin ilgisini çekmekte, bu güzellikler zinciri özellikle yabancı turistlerin buradan dakikalarca ayrılmamasına neden olmaktadır. Buradan ayrılıp tekrar geldiğimiz sofadan geçersek solda birkaç basamakla çıkılan Veliaht Dairesine ulaşırız.
VELİAHT DAİRESİ
Harem’in bu bölümü mermerlik diye anılan kısımda yer alan iki köşkten meydana gelmiş bir yapıdır. Birinci bölümün kubbesi keten üzerinde çeşitli motifler halinde altın yaldızlarla tezyin edilmiştir. Bu muhteşem kubbe yıllar boyu bir tavanla gizlenmiş; varlığı ancak son tamirlerden sonra tavanın kaldırılması sonucu ortaya çıkmıştır. Bu odanın yan duvarları da göz kamaştırıcı çinilerle kaplanmıştır. Ocağın üzeri ise çini motiflerine benzer kalem işleriyle tezyin edilmiştir. Nefis güzellikteki vitrayları, pencere içlerinde yer alan küçük musluklarıyla son derece cazip olan bu yerden küçük bir kapıyla Veliaht dairesinin ikinci bölümüne geçilir. Sol tarafta sevimli bir ocağın, sağda ise bir mangalın yer aldığı bu bölümün çeşitli bitkisel ve geometrik motiflerle tezyin edilmiş aynalı tonoz biçimindeki tavanı vitraylı pencereleri ocağın iki yanındaki sedefli dolapları yazı ile anlatılamıyacak güzelliktedir. Bu zenginlikler ancak gözle görülerek takdir edilebilir.
Bu odanın zeminindeki seviye farkı son onarımlardan sonra ortaya çıkmıştır.
|
|
|
Şahâne çinilerle kaplı nice veliahtların büyük umutlar ve korkular duydukları bu yerden sonra solumuzda gözdeler taşlığı, bunun aşağısında da Cariyeler havuzu göze çarpar. Görülen binalar Gözdeler dairesidir. Yürüdüğümüz yerin sağında da Haseki odaları yer alır. Çinili duvarları ile göze çarpan bu bina padişaha erkek evlât veren kadınlara aittir. Yolumuza devam edersek tam karşıda yer alan bir camiye ait sedefli bir kapıyla karşılaşırız. Sol tarafta Hırka-i Saadet’e giden yol 16. yy’a ait görkemli üç çini pano ile kapatılmıştır. Harem’in en ünlü yerlerinden biri sayılan Altın Yol adı verilen koridora ulaşırız.
ALTIN YOL
Kırkaltı metre uzunluğundaki altın yol adeta dar bir sokağı andırır. Bu loş koridorda cariyeler sokak özlemlerini gidermişler, burada çeşitli olayların yaşanmasına neden olmuşlardır. Altın yol bazı tarihi olaylara da sahne olmuş, II. Mahmud’u öldürmeye kalkan asiler, fedakâr Cevri kalfa tarafından burada gözlerine kül serpilmek suretiyle durdurulmuşlardır. Hiç de cazip bir görüntüye sahip olmayan bu koridorun “Altın Yol” diye adlandırılmasının başlıca nedeni padişahların dini bayramlarda ve seferlerde burada altın serpmeleridir.
Bu yoldan ilerlersek tekrar geldiğimiz yol olan iki büyük endam aynasıyla süslenmiş nöbet odasıyla karşılaşırız. Buradan sola doğru, kıvrılıp yürümeye devam edersek vaktiyle Harem’e yemek götürülen Kuşhane kapısından çıkarak dillere destan yaşantılarıyla hafızalardan kolay kolay silinmeyecek Harem gezimizi tamamlamış oluruz.
Böylece Topkapı Sarayını görmüş ve gezmiş oluyoruz. Geldiğimiz yerden geri dönerek giriş kapısından dışarı çıkalım. Yorulmadıysanız giriş kapısı yanından aşağı doğru giden yolu takip edelim. Bu yol bizi şimdi Saltanat arabalarının sergilendiği Has Ahır’a götürür. Onu da görürsek sarayı tümüyle gezmiş, bu hayâl sarayı tanımış oluruz.
|
<< |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
|
|
|
|
|
|
|
 |
14 |
15 |
16 |
17 |
18 |
19 |
20 |
|
>> |
| |
21 |
22 |
23 |
24 |
25 |
26 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
 |