| |
|
Üç imparatorluğa başkent olmuş İstanbul’da imparator ve sultanların oturdukları bir çok saraylar yapılmıştır.
Roma’nın başkentini İstanbul’a taşıyan Kostantin Ahırkapı sırtlarında büyük bir saray inşa ettirmişti. Bu saray 532 deki Nike isyanında yanmış, Justinianus zamanında yeni baştan daha geniş ve yeni bir plâna göre yaptırılmıştı. Altın mozaik ve renkli mermerlerle süslü bu saray kompleksi bir çok saray binalarından oluşmakta 500 000m2lik bir alanı kaplamaktaydı. Bugün Atmeydanından başlayarak Sultanahmed Camiinin bulunduğu alanı kaplayan ve denize ulaşan Büyük sarayın etrafını surlar çevirmekteydi. Bu surlar içinde çeşitli binalar ve kiliseler de yer almaktaydı. İçlerinde yer alan mozaikler şimdi yerinde mozaik müzesi olarak teşhir edilmektedir. Büyük saray veya Aayasofya Sarayları denilen bu sarayın dışında Marmara kıyısında Blâkerna sarayı bulunmaktaydı. İmparator Anastas’ın (491-518) yaptırdığı Balâkerna sarayı sonradan büyültülerek sur içine alınmış, Manuel Comnen (1143-1180) Ayasofya yakınında büyük saraydan buraya taşınmıştır. İpek perdeleri, süslemeleri ve bahçelerinin güzelliği ile bu saray göz kamaştıran bir güzelliğe sahip idi. Latin istilası ve İstanbul kuşatmaları sırasında bu sarayda harab olmuş durumdaydı.
|
|
|
Marmara kıyısında I. Bazil ve II. İzak tarafından yaptırılan manguana sarayının bugün yalnız bodrum kemerleri günümüze gelebilmiştir. Diğer bir Bizans sarayı da imparator Costantin tarafından yaptırılan Tekfur sarayıdır. Bugün Edirnekapının kuzeyinde kara surlarının bittiği yerde mermer ve tuğladan yapılan Tekfur sarayının harabeleri halâ ayakta durmaktadır.
Renkli mermerlerle süslü sarayın birinci katında divan hanesi, ikinci katında da 23x10m. ebadında ve 6,5m. yükseklikteki tavanıyla bir salonu bulunuyordu. Burada taç giyme merasimleri yapılmaktaydı. Ne yazık ki İstanbul’un fethi sırasında bu saray da harab durumdaydı. Bu nedenle Bizans saraylarından hiç biri günümüze kadar gelememiştir.
Osmanlı döneminde de ilk defa Fatih Beyazid meydanında Saray-ı Atik adı verilen bir saray yaptırmıştır. Daha sonra da bilindiği gibi Topkapı sarayını yaptırarak buraya taşınmıştır. 1843-1856 yıllarında Sultan Abdülmecid’in Dolmabahçe sarayından sonra Abdülaziz Beylerbeyi ve Çırağan saraylarını yaptırmış, daha sonra da II. Abdülhamid köşklerle genişleterek Yıldız sarayını meydana getirmiştir. Ayrıca Atmeydanındaki bugün tamiri yapılan İbrahim Paşa sarayı, Beşiktaş Ortaköy arasındaki Feriye sarayları ve diğer bazı sultan sarayları günümüze kadar gelebilmiştir. Bunlar bugün okul olarak kullanılmaktadır, bu nedenle bunlara burada yer vermiyeceğiz. Ancak Topkapı, Dolmabahçe, Beylerbeyi, Çırağan ve Yıldız sarayları günümüze değişmeden gelebildikleri için bunlardan bahsedeceğiz.
|
<< |
 |
2 |
3 |
4 |
5 |
|
|
|
|
|
|
|
|
14 |
15 |
16 |
17 |
18 |
19 |
20 |
|
>> |
| |
21 |
22 |
23 |
24 |
25 |
26 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
| |
|
|
|
|
 |