| |
|
Hazreti Muhammedin bayraktarı olan Eba Eyyüb el Ensari Emeviye hükümdarlarından Ebu Süfyan zamanında İstanbul’un fethinden sonra Fatih hocası Akşemsettin’in kerameti üzerine mezarın bulunduğu yerde bir türbe yaptırmış, daha sonra da cami inşa ettirmiştir.
1458 de yaptırılan Eyüb Cami muhtelif tarihlerde tamirler görmüş, 1724 de III. Ahmed zamanında mahya koymak için kısa bulunan minarelerin yerine uzun ve ikişer şerefeli minareler yapılmıştır.
Cami zamanla harabolmuş, etrafı ve avlusu ufak bina ve dükkanlarla dolmuştu. III. Selim camiyi yeniden yaptırmaya karar verince önce etraf temizlendi ve bina temellerine kadar yıkılarak bugünkü şeklinde inşa olundu. Sururi’nin yazdığı bir kasideden caminin 1800 de bittiği anlaşılmaktadır.
Caminin mihrabı dışa çıkıntılıdır. Merkezdeki kubbeyi altı sütun ve iki fil ayağı taşımaktadır. Kubbe etrafında ise sekiz yarım kubbe yer almıştır.
Camide iç ve dış olmak üzere iki kubbe bulunmaktadır. Dış avluya kitabeli iki kapıdan girilir. İç avluya ise yan taraflarda bulunan iki küçük kapıdan girilir. Avlunun üç tarafını 12 sütuna oturan 13 kubbeli bir revak çevirir. Avlunun ortasında şadırvan ve arka tarafında türbe ile bazı mezarlar bulunmaktadır.
|
|
|
İslâm aleminin ziyaret ettiği kutsal yer olarak kabul edilen Eyüb Sultan Türbesi 1458 de yapılmıştır. Esas adı Halid bin Zeyd olan Hazret-i Eyüb mekkeye giderek ilk Müslüman olan eshabdandır. Uhud ve Hendek savaşlarında bulunmuş ve alemdar-ı nebi ünvanını almıştır. Hazreti Muhammedin Medineye hicretlerinde Hz.Eyubun evinde kaldıklarında mihmandar-ı resululullah ünvanını almıştır. İşte bu nedenle Fatih bu ulu kişinin türbesini yaptırmış, o günden bu güne kadar kutsal yer olarak rağbet edilegelmiştir.
Türbe tamamen kesme taştan olup içi 9,60m.çapında bir daire, dışı sekiz köşelidir. Yüzlerinde silmeli kitabeler mevcuttur.
İçi genellikle XVI. asra ait çinilerle bezelidir. Kadife üzerine sırma ile ayetler işlenmiş sandukanın etrafındaki gümüş şebekeleri III. Selim yaptırmış, ayrıca türbeye yeni avizeler astırmıştır. II. Mahmud 1819 da türbeyi yeniden tamir ettirmiş, sandukanın örtüsü yenilenmiş, kadife üzerindeki sırma ile işlenen yazılar hattat Rakım ile II. Mahmud tarafından yazılmıştır. Bu yazılardan kuşak yazısının II. Mahmud’a ait olduğu söylenmektedir. Örtü zamanla yıpranmış, üzerindekiler aynen taklid edilmek üzere 1906 senesinde yeniden yaptırılmıştır.
|
<< |
1 |
2 |
 |
4 |
5 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
>> |
| |
|
|
|
|
 |