Saraya deniz cephesinden iki taraflı büyük mermer merdivenlerden çıkılarak girilmekteydi. İlk önce direkli sofa denilen 40 m. uzunluğunda 14 metre yükseklikteki muazzam bir salonla karşılaşılırdı.
Üç büyük hamamı olan Çırağan Sarayının sedef kakmalı salonları da sedef ve bağa kakmalı zevkli takımlarla döşenmişti. Bunların bir kısmı II. Abdülhamid devrinde Yıldız Sarayının Merasim Köşkü olan Şale Köşküne aldırılmıştı.
1861 den 1865 e kadar dört yılda yapılan bu muhteşem sarayın deniz kıyısında Beşiktaş’tan Ortaköy’e kadar müştemilâtıyla beraber 750 metrelik uzantısı bulunuyordu. Sultan Abdülaziz’in yaptırdığı bu sarayda pek fazla ikâmet edilmedi. Ancak II. Abdülhamid devrinde tahttan indirilmiş olan Sultan V. Murat’a bu saray tahsis edilerek 28 yıl burada oturması sağlandı. Tabii ki bu arada II. Abdülhamid’in zulmüne dayanamayanlar zaman zaman Çırağan da oturan V. Murat’ı yeniden tahta geçirmek için plânlar kurmuşlardı. Suavi Efendi’nin eski sultanı tahta geçirmek için yaptığı girişim Çırağan vak’ası olarak tarihe geçmiştir.
Sultan Reşat zamanında Meclis-i Mebusana tahsis edilen saray 19.Ocak.1910 tarihinde esrarengiz şekilde içinde emsalsiz tablo koleksiyonları, mobilyalar, halılar olduğu halde dört duvar kalacak şekilde yanıp kül olmuştur.

Zengin taş ve kapılarının döküm işçiliği ile denizden güzel bir görünüm arzeden Küçüksu Kasrının içi de gayet ince kalem işleri ile bezenmiştir. Her odasında ayrı desende parkeler, mermer şömineler ve halılar köşke ayrı bir güzellik katmaktadır. 1856 yılında yapılan köşk son olarak 1979 yılında Milli Saraylar sanatkârlarınca restore edilmiştir.
|