| |
|
Türklerin en büyük mimari eserleri muhakkak ki camilerdir. Bunlar İstanbul’un güzelliğine bir kat daha güzellik katmakta, her köşede, her meydanda göklere değen minareleriyle insanda büyük hayranlık uyandırmaktadırlar. Görkemli görünüşleri yanında içlerindeki nefis çinileriyle, mükemmel tezyinat ve ağaç işlemeleriyle ve geniş mekânlarıyla insanda uyandırdığı huzur ve ulvi duygularla camiler tamamen Türk eserleridir.
Türkler Mimar Sinan’ları, Sedefkâr Mehmet Ağa’ları, Mimar Kemalettin’ler ve Mimar Davud Ağa’ları yetiştirerek onlarla bu Türk dini mimarisinin şaheserlerini yapmışlar, güzel İstanbul’u camilerin narin, alımlı görünüşleriyle süslemişlerdir.
İstanbul’da ilk cami İstanbul’un araplar tarafından kuşatılması sırasında 715 de Galatada bugün Arap Cami adıyla anılan camidir.
İstanbul’u 1453 de fetheden genç Türk hükümdarı Fatih bir yandan halkın dini inançlarına karışmadan onlara serbestçe inançlarını devam ettirmeleri için kiliselerini açık bırakmış, diğer taraftan da yeni camiler yaptırarak İstanbul’da geniş bir mimari faaliyete geçmiştir. Camilerin yanında medreseler, kütüphaneler, çarşılar, bedesten, hanlar, hamamlar, çeşmeler ve saraylarda yaptırarak artık köhnemiş olan Bizans’ın çehresini değiştirmiş, İstanbul’un yeni bir görünüm almasını sağlamıştır.
İstanbul’da 899 cami ve mescit olduğu bilinmektedir. Bunlar Fatih’ten başlayarak son Osmanlı dönemine kadar her devirde yapılmış olup devirlerine göre klasik, barok ve rokoko üslubundadırlar. Bu camilerin her biri mimarisiyle, çinileri, ağaç işlemeciliği, vitrayları, mermer ve taş işçiliği ile ayrı ayrı incelenmeğe değerdir. Her konu Türk sanatkârlarının şaheser noktasına ulaştıkları, en mükemmeli yarattıkları konular olmuştur. Ancak biz burada İstanbul’un gözönünde ve ziyaret edilebilen en görkemli yapıtlarına değinebileceğiz. Buna rağmen önemli camilerimizi de burada sıralamaya faydalı görüyoruz.
Sultanlar tarafından yaptırılan camilere Selatin Camileri denir. Daha çok onlar sultanların adına yakışacak biçimde olup sultanların anneleri ve paşaların adına da yapılan güzel camiler de bulunmaktadır.
Bu camileri tarihlerine göre şöyle sıralıyabiliriz. 1458 de Fatih tarafından yaptırılan Eyüb Camii, 1470 de mimar Sinaneddin Yusuf Bin Abdullah’ın yaptığı Fatih Camii. İstanbul’un en mühim meydanlarından birini süsleyen, 1501-1506 yılları arasında Sultan Bayezıd tarafından yaptırılan Beyazıd Camii. Bugün biraz uzakta kalan 1522 de yapımı tamamlanan, mimari Acem Ali olan Sultan Selim Camii, Şehzade Mehmed’in Saruhan valisi iken 22 yaşında ölümü üzerine babası Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1544-1545 yılları arasında yaptırılan Şehzade Camii. Görülmeğe değer bu cami ve türbe Mimar Sinan’ın eseridir.
Kapalıçarşının aşağı kapısında ve Çemberlitaş’tan bütün haşmetiyle görülen Nuruosmaniye Camii l.Mahmud tarafından 1748 de yaptırılmaya başlanmış, sultanın ölümü ile III. Osman tarafından 1756 da Mimar Mustafa Ağa’ya tamamlattırılmıştır. Bu nedenle adına Nuruosmaniye denilen camii, medrese, kütüphane ve sebiliyle bir külliye olup barok üsluptadır.
|
|
|
Sultan III. Mustafa’nın 1763 de Mimar Mehmed Tahir Ağa’ya yaptırdığı Laleli Camii, bugün adıyla anılan Laleli semtindedir. Tek şerefeli iki minareli ve barok üslubundaki bu caminin güzel bir görünümü vardır.
Anadolu yakasında Üsküdar’da Selimiye Camii anılmaya değer niteliktedir. Sultan III. Mustafa’nın 1760 yılında Mihrişah Emine Sultan ile Şehzade Süleyman için yaptırdığı camilerin mimarı da Tahir Ağa’dır.
Tophane semtindeki denize nazır camii de II.Sultan Mahmud 1826 da yapılmıştır. Yüksek bir subasmana oturtulan caminin 20 penceresi vardır ve içi gayet ışıklı olup barok ve ampir üslubunda yapılmıştır.
Teşvikiyede III. Selim’in yaptırdığı Teşvikiye Camii ile Ortaköy iskelesindeki Ortaköy Camii eskilerinin yerine 1853 de Sultan Abdülmecid tarafından ampir üslupda yaptırılmışlardır.
Sultanların yaptırdığı camilerden biri de 1778 de I.Abdülhamid tarafından yaptırılan Beylerbeyi Camii ile aynı sultanın 1781 de yaptırdığı Emirğan Camiidir. Bunların mimarları Mehmed Tahir Ağadır. II. Abdülhamid de Yıldız sarayı önüne Yıldız Camiini yaptırmıştır.
Sultanların yaptırdığı bu camilerden başka Azapkapı’da 1547 de yapılan Sokullu Mehmed Paşa Camii, Tophane’de 1580 de yapılan Kılıç Ali Paşa Camii, Üsküdar’da Kanuni’nin kızı Mihrimah Sultanın yaptırdığı Mihrimah Camii, Tersanede 1573 de Piyale Paşanın yaptırdığı Piyale Paşa Camii, Çemberlitaşda 1497 de yapılan Atik Ali Paşa Camii, Hurrem Sultanın 1538 de yaptırdığı Haseki Camii, Beşiktaş’daki Sinan Paşa Camii, Dolmabahçe sarayı önünde sultan Abdülmecid’in annesi Bezmialem Valide Sultanın 1852 de yaptırdığı Dolmabahçe Camii, Sultan Abdülaziz’in annesi Valide Pertev Niyal’in 1871 de yaptırdığı Valide Camii gibi sultan anneleri ve paşaların yaptırmış olduğu camiler de İstanbul’u süslemekte ve görülmeğe değer niteliktedirler.
Bütün bunlardan başka aslında Bizans kilisesi olup çeşitli tarihlerde camiye çevrilmiş bugün cami veya müze olarak kullanılmaya devam eden yapılar da vardır. Başlıcaları Koca Mustafa Paşa Camii, Fenari İsa Camii, Fethiye Camii, Kariye Camii, ve Ayasofya Camisi ile imrahor, Gül, Zeyrek, Hekimoğlu Ali Paşa kefeli camileri bugünde kutsal görevlerini camii olarak sürdürmektedirler.
Şimdi biz en önemli örnekler olarak Fatih, Bayezid, Süleymaniye, Eyüb, Sultanahmet camileri ve türbelerini anlatalım ve Türbeler hakkında biraz bilgi verelim.
Türbe, Türklerin ölülerine gösterdikleri saygının verdikleri değerin bir ifadesidir. Bu nedenle İstanbul’da birçok padişahın ve paşaların çok güzel mimarisi ve tezyinatı olan Türbeleri bulunmaktadır. Altı veya sekiz köşeli olan Türbe bir örtü ile örtülerek içi zengin çinilerle işlenir adeta renk cümbüşü haline getirilirdi. Padişah veya, Devlet adamı bu Türbe içinde bir sanduka altında yatardı.
Sultan Ahmet Türbesi karşısında Ayasofya yanında Ayasofya Türbeleri denilen türbelerde bulunmaktadır. Bunlar II. Selim Türbesi, III. Mehmet Türbesi, III. Murat Türbeleridir. Burada I. Mustafa ve Sultan İbrahim Türbesi de bulunmaktadır.
Yavuz Sultan Türbesi kendi adına yapılan cami yanındadır, aynı bahçe içinde Abdülmecidin Türbesi de bulunmaktadır.
Mahmut paşa Türbesi, kendi adına yaptırdığı camisindedir. Şehzade Camii ve Türbesi, Bahçekapı daki, I. Abdülhamit türbesi, Lalelideki III. Mustafa Türbesi yenicami Türbeleri Cağaloğlunda bulunan Sultan Mahmut Türbesi, Eyüpteki Sultan Reşat Sokulu Mehmet Paşa, Beşiktaşdaki Barbaros Türbeleri cidden görülmeye değer eserlerdir. Bunlar ayrı bir eserde toplanıp incelenmesi gerekir. Biz burada caminin avlusunda bulunan sadece önemli bir kaç türbe vermekle yetindik.
|
<< |
 |
2 |
3 |
4 |
5 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
>> |
|
|
|
|
|
|
 |