MYTURKIYE
MYTURKIYE
MYTURKIYE
İSTANBUL / Ayasofya
MYTURKIYE    
 
Turkish YABANCILAR İÇİN TÜRKÇE
 TÜRKİYE BÖLGELER HARİTASI
   
İSTANBUL
KULELER
KEMER, SARNIÇ, ÇEŞME VE SEBİLLER
CAMİ VE TÜRBELER
İSTANBUL / SARAYLAR
KÖŞK VE KASIRLAR
İSTANBUL / MÜZELER
Ayasofya
Arkeoloji Müzesi
Kariye Müzesi
İstanbul'daki Diğer Müzeler
   

   
 
   


Deisis sahnesinden İsa mozayiği

narteksidir. Zemin marmara mermerleriyle kaplanmış, yan duvarlar en nadide renkli mermerlerle bezenmiştir. Çapraz tonozla örtülü tavan altın yaldızlı mozaiklerle tezyin edilmiştir. Dış narteksten iç nartekse geçişteki kapıların altı ton ağırlığında olduğu söylenmektedir.
Esas mekâna girişte altı kapı bulunmaktadır. Bu kapılardan ortada yer alan en büyük kapı imparator kapısı diye adlandırılır. Bunun sağında ve solunda yer alan iki kapı patriklere, diğer kapılar ise halka aittir.
Şimdi Ayasofyanın üst katlarına çıkmak için girdiğimiz kapının sol tarafına doğru yürüyelim. Karşıda gördüğümüz mermer küpler hellenistik devre ait olup III. Murad tarafından Bergama’dan getirtilmiştir. Sağ köşede hakkında çeşitli söylentiler bulunan Terler direk ile karşılaşırız. Etrafı bronzla kaplı bu direğin ön yüzünde bir delik görülüyor. Meryem’in gözyaşı olduğu söylenen ve göze benzeyen bu deliğe parmağını sokup gözlerine sürenlerin göz hastalığı varsa bu hastalıktan kurtulacağına inanılır.
Ayasofyanın zevkine varmak ve onu tam olarak tanımak isterseniz mutlaka ayrı bir ücretle girilen yukarı galeriyi görmeniz gerekir.
Galeriye rampalı döner bir yolla çıkılır. Vaktiyle imparator ve imparatoriçelerin tahtırevanla çıktığı bu yolu biz ağır adımlarla çıkalım. Bu yoldan başka yapının diğer köşelerinde de galeriye ulaşan zemini mermer döşeli rampalı yollar vardır. Bizim şimdi çıktığımız yol ise bugün taş döşelidir.

           
 

Yan neflerin ve narteksin üzerinde yer alan galerinin zemini de binanın diğer yerleri gibi mermer döşelidir. Ayasofyanın en güzel mozaikleri bu katta yer alır. Sağda yer alan ok istikametini takip ederek gezimize devam edelim. Geniş bir galeriye gelmiş oluruz. Ortada yeşil sütunlu bir yerden imparatoriçe ve maiyeti ile devlet büyüklerinin eşleri aşağıdaki merasimi seyrederlerdi. Biz de şimdi her ne kadar bir merasim yoksa da buradan Ayasofyanın görkemini seyredebiliriz. Yolumuza devam ederek sola doğru kıvrılalım. Burada bizi ahşap görünüşlü fakat mermerden yapılmış cennet ve cehennem kapısı karşılar. Kapının sağ tarafı bitki motifleriyle cenneti, düz olan diğeri ise cehennemi temsil eder. Bu kapıdan içeri girelim. Şimdi içinde bulunduğumuz galeri Bizans döneminde konsüllerin dini toplantılar yaptığı yer olarak bilinir. Hemen arkamızda yer alan muhteşem Deisis mozayiği 12.yy. da Comnenoslar devrinden kalmıştır. Meryem, İsa, St.Jean portrelerinin başarılı bir şekilde işlendiği bu mozayiğin ne yazık ki alt kısımları dökülmüştür.

Apsise doğru devam ettiğimizde imparator ailesinin mozaikleriyle karşılaşırız. Sağda yer alan mozaikte ortada Meryem ve oğlu, yanlarında Comnenos  hanedanından imparator II.İoannes Comnenos ile imparatoriçe Eirene tasvir edilmiştir. İmparator İsa’ya bir kese altın, imparatoriçe de İsa’ya şehrin fermanını vermektedirler. Macar kralının kız kardeşi olan Eirene’nin macar ırkına özgü güzelliği burada tam olarak aksettirilmiştir. Bir köşeye sıkıştırılarak yapılan diğer mozaikte imparatoriçenin oğlu Aleksius’un portresi görülür. Çok genç yaşta veremden ölen prensin hastalıklı yüzündeki anlam Bizans portre sanatının en güzel örneklerindendir.

Solda yer alan kompozisyonda ise imparator 9.Konstantin Monomakos ile imparatoriçe Zoe yer almıştır. Zoe Bizans tarihinin en ünlü kadınlarından birisidir. Son derece

güzel olmasına rağmen 45 yaşına kadar evlenememiş, daha sonraları Romanos Argiros adlı bir komutanla evlenmiştir. Kısa bir süre sonra Argiros banyoda ölü bulununca Zoe IV.Mikhael adlı biriyle yeniden evlenmiş Mikhael de ölüm korkusuyla imparatorluktan vazgeçip rahip olunca onun yeğenini evlat edinmiştir. Bu genç de iktidarı ele geçirerek imparatoriçeyi adalara sürgüne göndermiş ama bir müddet sonra İstanbul halkı ayaklanarak tekrar Zoe’yi imparatoriçe yapmışlardır. İşte Zoe’nin bu fırtınalı hayatı mozaiklere de tesir etmiş, imparatorun vücudu eski eşlerinden birisine ait olmasına rağmen yüz kısmının son eşi Monomakos’a ait olduğu görülmüştür. Kompozisyonda İsa takdis eder vaziyettedir. Monomakos İsa’ya bir kese altın, Zoe ise şehrin fermanını sunmaktadır.
Bu değerli mozaikleri gördükten sonra tekrar geriye dönelim. Sağ tarafımızda yer alan ve son derece sanatkârane işlenmiş sütun başlıklarının üzerindeki kemer ve duvarlarında 6.yy.dan kaldığı sanılan altın yaldızlı mozaikleri görürüz. Rampalı yolun bulunduğu kısma doğru ilerleyerek sağ tarafta yer alan kuzey galerisine girelim. Burası da güneyde gördüğümüz galeriye benzemekle birlikte figürlü mozaik bakımından son derece fakirdir. Sadece sağ taraftaki duvarın güney batı ucunda I.Aleksandros’un mozayiği görülür. Bu galerinin tavanı yapıldığı tarihten kalan göz kamaştırıcı altın yaldızlı mozaiklerle tezyin edilmiştir.
Osmanlı sultanlarının ilgisiyle ayakta kalabilen bu görkemli yapıyı gördükten sonra gezimizi tamamlamış oluruz.

 

 



<<
1 2 3 5 6 7 8
>>
 Videolar
 Sık Kullanılanlara Ekle
 Arkadaşına Tavsiye Et
 Anasayfam Yap

     
 
 
   
 


 
   
TÜRKÇE
MyTurkiye.info E-posta Gönder
Tasarım SystemImage 2007
ENGLISH DEUTSCH FRANÇAIS ESPAÑOL ITALIANO NEDERLANDS 日本語 РУССКИЙ 中文