ilâve edilmiş, girişin sağındaki odanın yerini merdiven almıştır.
Süslemelerin yer yer dökülmesine karşılık nişler içersindeki çinilerde altın yaldızlı bezemeler günümüze kadar gelebilmiştir.
Köşe odalarından birisi III. Murat zamanında yeniden ele alınmış, bu oda duvarlarını süsleyen yan nişlerden bir tanesi çeşme haline getirilmiştir.
Köşkün giriş eyvanının cephesinde kûfi hatlı ALLAH yazısı alternatif olarak sıralanmıştır. Eyvan kemerinin içinde yine mozaik tekniğinde verilmiş lacivert konturlu beyaz çinilerle “Tevekküli Ala Haliki” (Benim tevekkülim yaradanımdır) yazısı kûfi olarak yer almıştır.
Mimarisi ve süslemesiyle başlı başına bir konu olan bu binada Türk Çini ve Keramikleri sergilenmektedir.
Birinci oda 12 ve 14. yüzyıl çini ve keramiklerine ayrılmıştır. Bunlar Anadolu Şelçuklularına ait sırlı ve sırsız eserlerdir.
İkinci oda 14. yüzyılın ikinci yarısı ile 15. yüzyıla ait Beylikler ve erken Osmanlı devri keramiklerini kapsar. Sıraltı tekniğinde, lacivert firuze mor ve yeşil renklerin kullanıldığı bu keramikler kaba hamurlu, iri taneli ve kırmızı renklidir.
Üçüncü odada 15. yüzyıl sonu ile 16.yüzyıl başına ait keramikler yer almıştır. Bunlar 1- Mavi beyaz, 2- Mavi-Firuze, 3- İnce dekorlu mavi-beyaz, 4- Zeytin yeşilinin kullanıldığı keramikler olarak dört grupta toplanabilir.
Mavi-Beyaz keramikler sert beyaz hamurludur. Sırları renksiz ve çatlaksızdır. Lale, sümbül, karanfil gibi türk özelliği taşıyan desenlerin dışında çin etkili şakayıklar, bulutlar ve üçbenek motifleri kullanılmış, tabak, kâse kandil gibi değişik türde eşyalar yapılmıştır.
Mavi-Firuze keramikler ise 1525-1540 tarihleri arasında görülür. Diğerinden tek ayrılığı parlak firuze rengin kullanılmış olmasıdır.
İnce dekorlu mavi beyazlar yakın zamana kadar Haliç işi olarak anılmış fakat yapılan kazılar neticesinde ana merkezin İznik olduğu ortaya çıkmıştır.
Zeytin yeşilinin kullanıldığı bu keramikler ise çok renkli Osmanlı keramiklerine geçişi sağlar. Diğerlerine nazaran hamur daha incedir.
Dördüncü odada 16. yüzyıl ortalarından 17. yüzyıl sonuna kadar görülen iznik keramikleri sergilenmiştir. En belirgin özelliği olan kabarık mercan kırmızısının kulanıldığı bu keramiklerin hamuru sert, beyaz, sırı şeffaf renksiz ve çatlaksızdır. Doğayı yansıtan motiflileri olduğu gibi hayvan figürlü olanları da vardır.
Beşinci oda 18-19. yüzyıl Kütahya Keramiklerine ayrılmıştır. Hamur sert ve beyazdır. Sıraltı tekniği kullanılmış, fincan, fincan zarfı, matara, ibrik, sürahi gibi eşyalar yapılmış, çeşitli parlak renklerde çiçek, yaprak, hayvan ve insan motifleri bezemede kullanılmıştır.
Altıncı odada; 18. yüzyıl ortalarından 20. yüzyıl başlarına kadar olan Çanakkale Seramikleri sergilenmiştir. Erken örneklerinin çok iyi olduğu keramikler kaba ve kırmızı hamurlu olup sıraltı tekniğidir. 19. yüzyıl ortalarında seramikte bir bozulma görülmüş, desenler sır üstüne kabartma veya boyama ile yapılmıştır. Genç devir örnekleri ise daha da bozulmuş, kaba ve orantısız parçalar meydana gelmiş, insan ve hayvan heykeli şeklinde yapılmışlardır.
Salonda 15. ve 19.yüzyıllara ait duvar çinileri yer almıştır. Bunlar mozaik çini, renkli sır ve sıraltı tekniğindeki eserlerdir.
Mozaik çini Osmanlılarda 15. yüzyıl yapılarında nadir rastlandığı halde renkli sır tekniğindeki çiniler 16. yy. ortalarına kadar görülmektedir. Desenler basılarak veya kazılarak işlenir. Mavi-beyaz. firuze, yeşil ve sarı renkler kullanılmıştır.
|