MYTURKIYE
MYTURKIYE
MYTURKIYE
İSTANBUL / Arkeoloji Müzesi
MYTURKIYE    
 
Turkish YABANCILAR İÇİN TÜRKÇE
 TÜRKİYE BÖLGELER HARİTASI
   
İSTANBUL
KULELER
KEMER, SARNIÇ, ÇEŞME VE SEBİLLER
CAMİ VE TÜRBELER
İSTANBUL / SARAYLAR
KÖŞK VE KASIRLAR
İSTANBUL / MÜZELER
Ayasofya
Arkeoloji Müzesi
Kariye Müzesi
İstanbul'daki Diğer Müzeler
   

   
 
   


I.asra ait olan bu eser Aydın Tralles’de bulunmuştur. Duvarın üstünde M.S. 2. asra ait devlerle ilahların kavgasını tasvir eden kabrtmalar Afrodisias hamamlarında bulunmuştur.

AFRODİSİAS SALONU
Salonun girşinin iki yanında Afrodisias hamamlarından getirilmiş mimari parçalar sergilenmiştir. Bergama’nın Roma’ya bağlanması üzerine Bergama’dan kaçan heykeltraşlar Kayranın başkenti Afrodisias’a sığınmışlar, burada bir heykeltraşlık akademisi kurarak yakındaki renki mermer ocaklarından çıkartılan mermerleri işleyerek yüksek düzeyde sanat eserleri yaratmışlardır. Bugün yapılan kazılarla bunlar gün ışığına çıkarılmaktadır.
Bu salonda gördüklerimiz daha evvelki yıllardaki kazılara ait olup, bugünkü kazılardan çıkan eserler ise mahalli müzede teşir edilmektedir.
Girişte iki yanda iki tanrıça başını görerek ortada sakallı nehir tanrısını inceliyelim.M.Ö. 2. asra ait olan bu eser Efesos’da bulunmuştur.
Sağda Afrodit kabartması, Miletos’da bulunan M.S. II. asıra ait atlet heykeli, M.Ö. 2. asra ait Bergama’da bulunmuş büyük Zeus heykeli, Antianax’ın kızı Kleopatra heykeli, M.S. I. asıra ait ilahe başı yer almıştır. Merdiven sahanlığında ayrıca dionysos kabartması ve heykeli, nike heykeli, yarı çıplak Afrodit heykeli ve heykel gövdesi görülebilir. Sol bölmede adak stelleri, bunlardan sonra 4410 envanter nolu büyük Tykhe heykeli gözalıcı bir şekilde görülür. Uzun bir tunike ile manto giymiş olan Tykhe başında zeytin yapraklarıyle süslü şehir surunu temsil eden bir taç taşımaktadır. Sol kolunda çeşitli meyvalarla dolu bir bereket boynuzu ile zenginlik timsali olan Plutos adlı çocuğu tutar. M.Ö. 2. asra ait olan bu eser M.Ö. 4. asırdaki bir eserden ilham alınarak yapılmıştır.

Orta direklerden sağdakinde Artemis heykelciği, Roma çağına ait iki Afrodit heykeli, sol sütunda ise Nymhe heykelciği, yanda Meter Mygene heykelciği, arkada Nike heykelciği bu sütunları süslemektedir.
Merdivenin iki başındaki sütunun önünde Roma devrine ait iki kadın heykeli bulunmaktadır. Merdiven altındaki eserleri de görerek Roma salonuna geçilir.

ROMA SALONU
Salonun sağ bölümünde, Asklepios ve oğlu telesphoros heykeli, büyük kadın başı, 1266 envanter nolu Afrodisias’da bulunmuş M.S. 4. asra ait yüksek bir memur heykeli, 5555 envanter numaralı imparator Tiberius portresi, Selsus Polemeanus heykeli, Akrippina başı, imparator Markus Aurelius heykeli, imparator Lucius verus başı imparator Neron heykeli, Marcus Aurelius başı gibi nefis portreler görülür. Ayrıca bu bölümü 2264 En.No.imparator Valentinianus II.Heykeli, 50 Nolu imparator Hadrianus’un ayağı altında küçük bir barbarı ezerken görülen görkemli heykeli, 2265 Nolu yüksek bir memur heykeli süslemektedir.
Sütun yanında imparatoriçe Faustinanın büstü imparator Diokletianus büstü imparator Marcus Aurelius büstü ortada imparator Arkadiusun büstü sergilenmiştir.
Sol bölmede Erkek Heykeli, Athena heykeli, kadın heykelleri, poseidon heykeli oturan imparatoriçe heykeli, deniz tanrısı işlenmiştir, tahta oturmuş büyük Zeus heykeli gibi Roma devrinin en güzel eserleri görülmektedir.
Bu salondan sonra Bizans eserleri Salonu gelmektedir. Burada Bizans imparatorları ve hanedanlarına ait lahitler ve Bizans devri mimari eserlerini gördükten sonra dünyanın sayılı Arkeoloji müzelerinden biri olan bu müzeyi gezip görmüş oluyoruz.
Şimdi de bu müzenin karşısında bulunan Fatih devri yapısı içinde sergilenen Seramik ve Çini müzesini gezelim. 

 

                                               ÇİNİLİ KÖŞK
Bugün arkeoloji müzeleri bünyesinde yer alan ve seramik müzesi olarak kullanılan çinili köşk 1473 yılında Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır. İçinin çini ve sırlı tuğra ile kaplı olmasından dolayı sırça saray olarak da anılır. Asıl saray avluları dışında inşa edilmiş olması, köşkün, resmi bir karakterinin olmadığını gösterir.
Bina Selçuk mimarisinin bir devamı olarak nitelendirilmektedir. Osmanlı üslûbundan bariz bir şekilde ayrılır. Cephe mimarisinde satıh taksimatı ve kaplamalar ön plânda tutulmuş, yapı tekniği ifade edilmemiştir.
Duvarlar taştan yapılmış, bordürlerle kitabelere ayrılmıştır. Bunların bir çoğu binanın iç taksimatını ifade etmezler. Pencere ve eyvanların kemerleri Selçuk usulüne göre yapılmış, kemer taşları taşıyıcı unsur olmaktan çok süsleme için yapıldığından gayet ince tutulmuşlardır.
Mimaride görülen bu özellikler çinilerde de tesbit edilebilir. Sıraltı tekniğindeki, geometrik dekorlu çiniler ilk Osmanlı çinilerinden çok Selçuklu karakteri taşımaktadır.
Eğilimli bir arazide inşa edilen köşk iki katlıdır. Birinci kat kare içine yerleştirilmiş haç şeklinde bir plâna sahiptir. Haçın arka ucunda çok köşeli çıkıntılı bir oda, ortada bir kubbe, iki yanda iki büyük eyvan ve dört köşesinde de dört oda bulunmaktadır. Zemin katı plân da üst kata çok benzer. Ancak burada bazı yan dehlizler

16. yy. la ait İznik çini kandilleri

 



<<
1 2 3 4 5 6 7 8
>>
 Videolar
 Sık Kullanılanlara Ekle
 Arkadaşına Tavsiye Et
 Anasayfam Yap

     
 
 
   
 


 
   
TÜRKÇE
MyTurkiye.info E-posta Gönder
Tasarım SystemImage 2007
ENGLISH DEUTSCH FRANÇAIS ESPAÑOL ITALIANO NEDERLANDS 日本語 РУССКИЙ 中文