| |
|
Yanda duvarda ise Meleagros’u yaban domuzu avında gösteren lahit ve mezar stelleri görülmektedir. 343 Nolu lahit Helenistik çağa ait olup Likya tipindedir.
Yüksek ve sivri kemerli kapağı olan lahitte iki medusa başı arasında bir aslan kabartması, bunun üzerinde de dört at koşulu bir araba fark edilmektedir. 510 Nolu M.S. II. asra ait lahitte ise Eroslar tarafından yapılan bağ bozumu tasvirleri bulunmaktadır. Bu lahitten sonra 2247 envanter nolu yine M.S. II. asra ait çelenkli lahit sergilenmiştir. Köşelerde zafer tanrıçası Nike, ortada iki Eros olup dördü çelenkleri omuzlarına kaldırmaktadırlar. Çelenklerin ortasında kalan sahada sol ve sağda birer medusa başı, ortada cenaze ziyafeti tasviri vardır. Bundan sonra 665 envanter nolu iki kişilik lahit gelmektedir. Bu lahdin ön yüzünde sol tarafta atmaca başlı insan gövdeli mısır tanrısı Horus tasvir edilmiştir. Sağ taraftaki genç bir adam ilâha ibadet eder vaziyettedir. Uzun yüzünde Mısır tanrısı İsis oturur vaziyettedir ve karşısında bir ok ile bir kadın vardır. Lahdin dört yüzünde ilahelere tapma sahneleri tasvir edilmektedir. M.S. II. asra ait lahitteki tapınan kadın ve erkek lahdin sahipleridir. Bu salondan sidamara salonuna geçilir.
SİDAMARA SALONU
Bu salona adını veren Sidamara Lahti ortadadır. Lahit Konya’da, Ereğli’den Karaman’a giden yolda Sidamarada bulunmuştur. Bu tipe giren lahitlerede bu lahite izafeten Sidamara tipi lahit denir.
Lahdin ön yüzünde ortada filozof kıyafetinde oturan bir erkek, Sağda Artemis kıyafetinde genç bir kız, solda Demeter kıyafetinde başı örtülü bir kadın vardır. Bu yüzün iki ucunda Dioskurlar atların yularlarını tutmaktadırlar. Dar yüzünde mezar kapısına doğru elinde tuttuğu meyva tepsisi ile ilerleyen bir kadın, kapının diğer yanında sakallı bir adam bir rulo tutmaktadır. Lahdin diğer uzun yüzünde ve diğer dar yüzünde ise av sahnesi işlenmiştir. Lahdin kapağında lahit sahibiyle karısı uzanmış vaziyettedirler. M.S. III. asra ait lahdin kaidesindeki frizde yırtıcı hayvanlarla mücadele eden puttolar ve Eroslar, diğer yanda idman yapan atlerler ve araba yarışları görülür.
Silifke’de bulunan, M.S. 250 yıllarına ait 466 nolu diğer Sidamara tipindeki bir lahit daha bu salonda sergilenmektedir. Hemen hemen aynı figürlerin işlendiği lahitte esas cephedeki oturan şahsın vaziyeti ve elbisesi büyük lahdin aynıdır. Herhalde aynı heykeltraşlık atölyesinden çıkmış olmalıdır. Bu salonda Sidamara tipindeki 4027 nolu diğer lahit ise Klaudia Antonia Sabinaya aittir. Sardeste bulunan M.S. II.asra ait bu lahdin kapağında lahdin sahibi kadın ve kızı yatmaktadır.
Pencere tarafında büyük bir mermer kapı bulunmaktadır. Bu ahşap kapı taklidi mermer bir mezar kapısıdır. Ayrıca pencere altında Sidamara tipi lahit parçaları sergilenmiştir. Merdivenin iki yanında M.S. V. asra ait Bizansın Bukoleon sarayının iki aslanı durmaktadır. Merdiven sahanlığında duvarda bu medusa başı yer almıştır. Buda M.S. IV. asra ait olup İstanbul’da bulunmuştur.
Şimdi mimari eserler salonuna geçelim. Bu salona girdiğimizde sağ duvarda Söke yakınındaki Magnesia Artemis tapınağının firizlerini görürüz. M.Ö. 2.asra ait tapınağın 174.5 m.lik bu firizleri Amazonlarla Yunanlıların savaşını konu edinmektedir. Tapınağın kalıntıları bugün Söke yolunun hemen sağında halâ daha durmaktadır.
Salonun sol duvarında ise Muğla ili Turgut köyündeki Lagine antik şehrinin Hekate tapınağı firizleri sergilenmiştir. M.Ö. 2.asırda dahi tapınağın bugün sadece birkaç mimari parçası yerini belli etmektedir.
Bu salonun sol tarafında 1606 nolu Orfeus mozayiği ile geometrik motifli bir mozaik sergilenmektedir. Bundan başka sağ bölümde dört mevsimi temsil eden 4607 envanter nolu mozaik ile sekiz köşeli, birbirine bitişik on bölüm halinde eros, vahşi hayvanlar, deniz canavarlarını tasvir eden bir başka mozaik de yine tabanda görülür. Duvarda ise Herakles mozaikleri yer almıştır. Ortada geometrik bezemeli mozaikler sergilenmiştir.
Aıol sütun başlıkları, karyatitler, silindir biçimli sunak salonun diğer eserleridir.
|
|
|
Bunları gördükten sonra kitabeler salonuna geçilir. Sağdaki salonda Zeus, Artemis, Apollon, Nike heykelleri ile Poseidon-Hermes-Nehir tanrısı kabartması ve imparator heykelleri bulunmaktadır. Ayrıca kadın ve erkek portreleri de bu bölümde sergilenmektedir.
Orta bölümde ise kitabeler yer almaktadır. Sol bölümde İstanbul necropolü buluntuları sergilenmiştir.
Bu bölümü gezdikten sonra geriye dönerek, girişteki holün sağ tarafındaki bölümleri gezmeğe başlayalım.
TABNİT LAHDİ SALONU
İlk bölüm Tabnit lahdi salonudur. Bu salonda ilk önce Satrap lahdi görülür. Lahitde Perslerin satrap denilen valileri tasvir edildiği için adına Satrap lahdi denilmiştir. Bir yüzünde satrap tahta oturmuş şekilde, başına bir taç giymiş, elinde bir asa tutmakta, sarayın avlusunda görülmektedir. Karşısında dört atlı araba ile bir binek atı vardır. Sağ eliyle atı istemektedir. Atları tutan hizmetçiler satrabın emirlerini yerine getirmeğe hazırlanmaktadırlar. Diğer uzun yüzde bir av sahnesi görülür. Orta yerde satrap bir dişi geyik vurmuş ve geyik yere düşmüştür. Ancak satrap o esnada karşısına çıkan bir pars ile mücadeleye hazırlanmaktadır. Atlar parsdan ürkmüş vaziyette, süvariler atları zaptetmeğe çalışmaktadır. Sağ uçtaki süvari attan düşmüş vaziyette tasvir edilmiştir.
Dar yüzlerinden birinde dört hizmetkâr tasvir edilmiş, diğer yüzünde ise satrap karısı ve yakınları arasında bir ziyafet sahnesinden gösterilmiştir.
M.Ö. 5. asra ait bu lahit evvelce renkli olup bulunduğu mağaraya su dolduğu için boyaları hemen hemen silinmiş durumdadır.
Bu lahitten sonra salonun ortasında Likya lahdi bütün görkemiyle durmaktadır. Beyaz mermerden Likya mezar anıtlarını andıran lahdin uzun yüzünde bir aslan avı tasvir edilmiştir. Dörder at koşulu iki araba ile lahdin bütün yüzü doldurulmuştur. Arabada bulunan iki gençten biri arabayı kullanmakta diğeri de silahı ile aslanı avlamaya çalışmaktadır. Atlar ürkmüş şekilde şaha kalkmış durumdadır.
Diğer uzun yüzde domuz avı tasviri yer almıştır. Ortada yabani domuz, etrafını çevirmiş olan avcıların üzerine saldırmaktadır.
Dar yüzlerden birinde bir kentavros bir lapid ile mücadele etmektedir. Diğerinde iki kentavros bir geyik için mücadele etmektedirler.
Üçgen şeklindeki kapağın alınlığının birinde karşı karşıya iki grifon görülür. Diğerinde ise iki sfenks kanatlarını açmış, birbirlerine dönük vaziyettedir. M.Ö. 400 yılına ait bu lahit likyalı bir heykeltraş tarafından yapılmış olmalıdır.
Bundan sonra Sayda kralı Tabnit’in mumyası ve ortada lahti teşhir edilmektedir. M.Ö. 7. asra ait olup diorit’den yapılmıştır. Lahdin kapağı sıkı bir kefen içine sarılmış geniş bir mumya şeklinde olup başı çok iri ve omuzları arasına gömülmüş şekildedir. Yüzü tamamen Mısır tipindedir. Omuzları ve göğsü geniş bir gerdanlıkla örtülüdür. Gövdedeki hiyeroglif kitabesinden lahdin ilk sahibinin Peneftah isimli bir mısırlı generale ait olduğu anlaşılmaktadır. Bunun altında da lahdin ikinci sahibi Tabnit’in Fenike lisansında kitabesi bulunmaktadır. Kitabede “Ben Astarte rahibi ve Saydalılar kralı Tabnit bu lahit içine gömülüyorum. Ey benim mezarımı bulan kimse her kim olursan ol benim lahitimi açma ve benim huzurumu bozma. Çünkü yanımda ne gümüş, ne altın ne de define vardır. Bu lahit’de yalnızca yatmaktayım. Bana mezar olan bu lahiti açma, bu türlü hareket Astarte’ye karşı büyük bir hakarettir. Eğer benim tebbihimi tutmaz, aksine mezar odamı açar ve benim huzurumu kaçıracak olursan, yaşayan insanlar arasında ve güneş altında nesilden ve neshepten mahrum kal ve ölüler arasında yatacak yer bulma” denilen ilginç bir beddua okunmaktadır.
|
<< |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
 |
8 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
>> |
| |
|
|
|
|
 |