MYTURKIYE
MYTURKIYE
MYTURKIYE
İSTANBUL / Arkeoloji Müzesi
MYTURKIYE    
 
Turkish YABANCILAR İÇİN TÜRKÇE
 TÜRKİYE BÖLGELER HARİTASI
   
İSTANBUL
KULELER
KEMER, SARNIÇ, ÇEŞME VE SEBİLLER
CAMİ VE TÜRBELER
İSTANBUL / SARAYLAR
KÖŞK VE KASIRLAR
İSTANBUL / MÜZELER
Ayasofya
Arkeoloji Müzesi
Kariye Müzesi
İstanbul'daki Diğer Müzeler
   

   
 
   


Arkeoloji müzesinde M.Ö.4. asra ait İskender lahdindeki İskender figürü

süvari attan inerek baltası ile, arkasındaki kalkanlı şahıs da mızrağı ile parsa hücum etmektedir. Alınlıkta ise bir süvari diz çökerek kendini müdafa eden savaşçıyı öldürmektedir. Diğer taraftan bunun imdadına yetişenler görülür.
İki tarafında üçgen alınlık meydana getiren kapağın dört köşesinde akroter vazifesini gören ağızlarını açmış, yatan dört aslan yer almıştır. Kapağın üzeri kiremit taklidi olarak oyulmuş olup saçaklarda oluk yerine geçen 12 şer keçi kafası konmuştur. Bu keçi kafalarının arasında da dokuz kadın başı vardır.
M.Ö. 4. yüzyıla ait tapınak şeklinde yapılmış, boyalı yüksek kabartamalı bu lahdin bir kısım boyaları zamanla kaybolmuş ise de kalan kısımlardaki renkler hayranlık uyandıracak kadar güzeldir.

Arkeoloji müzesinde bulunan ağlayan kadınlar lahdi

            Bu şaheseri gördükten sonra arkasındaki ağlayan kadınlar lahdini görelim. Yine bir tapınak biçimindeki Ağlayan kadınlar lahdinde sütunlarla ayrılan kısımlara kimi oturan kimi ayakta onsekiz hüzünlü kadın figürü yapılmıştır. Sanatkâr hepsi hüzünlü bu onsekiz kadını ayrı şekillerde işleyerek yeknesaklıktan kurtarmıştır. Kapakta birbirine benzer iki cenaze alayı tasvir edilmiştir. Kaidede ise av sahneleri yapılmıştır. M.Ö. 350 senelerinde bir Saydalı için yapılan lahit aslında boyalı olup bugünde boya izlerine rastlamak mümkündür.

SAYDA SALONU:
Bu salondaki eserlerin çoğu Saydada bulunmuş olması nedeniyle bu salona Sayda Salonu denmiştir. Bu salonda Roma devrine ait fenike ve Suriye’de bulunmuş kurşun lahitler sergilenmiştir. Duvar kenarında lahit parçaları vardır. Soldada ortada atlı bir asker iki yanda yaya askerler olan bir mezar görülür. Bu salondan lahitler ve mezar stelleri salonuna geçilir.

 

                        LAHİTLER VE MEZAR STELLERİ SALONU
Kapıdan girdiğimizde sol duvar dibindeki iki lahdi gördükten sonra diğer lahitleri inceliyelim.
Kapının solundaki 508 env. nolu lahitde yüksek kabartma olarak Phaidra ile Hippolytos efsanesi tasvir edilmiştir. Hippolytos ortadadır, ava gitmeğe hazırlandığı sırada üvey annesi Phaidra’dan gelen aşk mektubunu eline almış kızgın bir şekilde bakmaktadır. Phaidra solda oturur şekildedir.
Bundan sonraki 2768 envanter nolu lahit Roma çağına ait olup Efesostan getirilmiştir. Ön yüzünde ilahi mahkeme tasvir edilmiştir. Hermes’in yer altı dünyasına getirdiği iki ölü tasviri orta kompozisyonu teşkil eder.
Sağ tarafta yeraltı dünyasının hakimi pluton ve karısı proserpina oturmakta, önlerinde tanrıların habercisi Hermes durmaktadır. Sahnenin solundaki kadının bu sahne ile alâkası yoktur ve lahtin sol yan yüzünde tasvir edilen saadet ülkesine götürecek gemiye doğru yürümektedir. Sağ yan yüzde ise karanlıklar ülkesinin kapısı ve o ülkeye götüren korkunç bir şahıs durmaktadır.
Şimdi sağ tarafa yönelelim ve köşede yivli lahti gördükten sonra mezar stellerini inceliyerek orta sıradaki lahitleri görmek üzere duvar dibindeki 1417 Nolu M.S.II. asra ait olan ve üzerinde Dionysos’a ait kurban merasimi bulunan lahti görelim. Bu lahitten sonra orta sıranın başında 345 envanter nolu M.S. II. asra ait Trablusda bulunmuş lahit bulunmaktadır. Lahtin esas yüzünde lahtin sahibi kadın uzun bir kline üzerine uzanmış vaziyettedir. İki yanında hizmetçileri bulunmaktadır. Sağ yandaki meyva getirmekte sol yandaki ise saz çalmaktadır. Bundan sonra gelen 366 envanter nolu M.S. II. asra ait lahitte Dionysos şerefine yapılan eğlenceler tasvir edilmiştir.
Bu lahitten sonra 511 Nolu M.S. II. asra ait bir lahit ve cephede üç grup kabartma görülmektedir. Ortada bir putto ile bir kız öpüşmektedir; Diğer gruplar aynıdır. 125 envanter nolu lahitte hippolytos ve üvey annesi phaıdra tasvir edilmiştir. Hippolytos, Theseus ile bir Amazonun oğludur. Büyüyünce yiğit bir delikanlı olur. Artemise saygısı büyüktür. Ancak Aphrodite’yi hor görür. Tanrıçada ondan öç almak için üvey annesini ona aşık eder. Aşkını üvey oğluna açan phaidra ondan yüz bulamayınca, ona iftira ederek kocasına şikâyet eder. Babası Theseus kendi öz oğlunu öldüremeyince bir deniz canavarına öldürtür. İşte lahdin ön yüzünde bu efsanenin iki kahramanı Hippolytos ile Phaidra tasvir edilmiştir. Hippolytos oturmuş, küçük tağınağa geyik boynuzu çivilemekte olan hizmetçiye nezaret etmektedir. Solda ise phaidra bir iskemleye oturur vaziyettedir. Diğer yüzünde kanatlarını açmış bir kartal ve iki öküz başına asılı çelenk görülmektedir. Dar yüzde Naksos adasında terk edilmesi tasvir edilmiştir. Bilindiği gibi Ariadne, Girit kralı Minos’un kızıdır. Kahraman Theseus Giritteki canavarı öldürmeye geldiğinde ona aşık olmuştur. Theseus canavarı öldürdükten sonra Ariadne’yi kaçırmış Naksos adasına getirmiş, ancak tanrı Dionysos’un emriyle kız uyurken onu bırakıp gitmiş, Dionysos’da kızı alıp tanrılar dağı Olimpos’a götürmüştür. İşte lahitte bu efsane işlenmiştir. M.S. II. asra ait lahdin diğer dar yüzünde kanatlı bir sifenks bulunmaktadır. Bu üç lahit Attika tipi lahittir.

            Bu lahitten sonra 5123 envanter numaralı Sidamara tipinde bir lahit görülmektedir. Uzun yüzünde çıplak bir figür ve iki kadın iki erkek vardır. Diğer yüzde beş şahıs görülür. Dar yüzlerinden birinde Sidamara lahtinde olduğu gibi bir av sahnesi diğerinde ise bir sunak ve bir kapı tasviri bulunmaktadır. Bu lahit 1950 yılında İznik’te bulunmuştur.
Şimdi salonun en sağındaki sırasının diğer başındaki 2100 envanter nolu lahdi görmeğe gidelim. Bu lahitte Meleagros efsanesine ait üç sahne tasvir edilmiştir. Meleagros kolydon bölgesi kralı Oineus’un olgudur. Kral hasat mevsiminde bütün tanrılara kurban kestiği halde Artemis’i unutur. Buna öfkelenen tanrıça kralın ülkesine korkunç bir yaban domuzu salar. Bütün ekinleri yiyen bu yaban domuzu nedeniyle ülkede açlık ve kıtlık baş gösterir. Meleagros komşuları küretlerle bu yaban domuzunu avlamaya çıkar. Sonunda domuzu öldürür. Ancak öfkesi geçmeyen tanrıça avın paylaşılması sırasında Aitol’lerle küretler arasında kavga çıkartır. Meleagros bu kavga sırasında dayılarını öldürür. Anası Althaia bunun üzerine oğlunu lânetleyerek öç perilerini üzerine salar, Meleagros savaştan çekilir. Ancak Küretler Meleagros’un ülkesini yakıp yıkarlar. Sonunda Meleagros’u ülkesinden vazgeçirirler. O da Küretleri ülkesinden kovar. Ayrı bir efsanede ise annesi kardeşlerini öldüren oğlunu öldürmek için, küçükken ölmemesi için söndürdüğü yarım kalan odunu tekrar tutuşturur, odun bitince oğlunun ömrü de biter. Sonra buna pişman olan anneside intihar eder. İşte lahitte Meleagros’un cesedinin getirilmesi ve annesinin intiharı tasvir edilmiştir



<<
1 2 3 4 5 7 8
>>
 Videolar
 Sık Kullanılanlara Ekle
 Arkadaşına Tavsiye Et
 Anasayfam Yap

     
 
 
   
 


 
   
TÜRKÇE
MyTurkiye.info E-posta Gönder
Tasarım SystemImage 2007
ENGLISH DEUTSCH FRANÇAIS ESPAÑOL ITALIANO NEDERLANDS 日本語 РУССКИЙ 中文