| |
|
16 nolu vitrinde M.Ö. 2800 den 330 a kadar yapılan damga ve silindir mühürler teşhir edilmektedir. Silindir mühürlerde mitolojik sahneler, Tanrılara Takdimler, Hayvanlar arasındaki savaşlar gibi konular işlenmiştir. 17 Nolu vitrinde yeni babil çağına ait küçük eserler sergilenmiştir. 18 Nolu vitrinde urartu eserleri sergilenmektedir. Urartular Doğu Anadoluda merkezleri Van olmak üzere M.Ö. I binde kuvvetli bir devlet kurmuşlardır. Bu devlet Hititlerin yıkılmasından sonra Anadolu uygarlığını sürdürmüşlerdir. En çok madeni eserlerle tanınan bu uygarlığın kalıntılarından kazılarda bulunan bir kısmını bu vitrinde görüyoruz. Bugün Urartu şehirlerinin kazıları yapılmakta eserlerin çoğu Van, Ankara, Adana müzelerinde sergilenmektedir.
Vitrinin yanında Urartu şehirlerinden Toprakkale’de bulunmuş M.Ö. 7. asıra ait Kurban masası tuğla döşemeli kısımda görülür. Kurban masasının yanında döşeme mozaiği yer almıştır.
18 Nolu vitrinde ise Toprakkalede bulunmuş, çanak çömlekler, Tunç kemer parçaları, Kabartmalı Tunç Adak Levhaları, Tunç Kaplama parçaları, iğneler, takılar, mühürler, Urartu sanatının en güzel örneklerini teşkil eder.
Karşı duvarda Aslantaş bazalt kapı ortostadları görülür. Bunlar Asur ordusunun çeşitli sınıflarındaki askerleri göstermektedir.
Ortada aslan pençeleri şeklinde üç ayaklı, kireç taşı bir sunak yer almaktadır. II. Sargan tarafından tanrı Sibitti’ye adandığı anlaşılmaktadır.
Bu salondan dinlenme yerini geçerek Anadolu eserlerinin sergilendiği VII nolu salona geçelim.
Salona geçerken karşımıza Boğazköy’ün M.Ö. 13.yy.a ait Sfenksli kapısının bir sfenksi çıkar.
Boğazköy Anadoluda M.Ö. 1800-1200 tarihleri arasında büyük bir uygarlık kurmuş olan Hititlerin başşehridir. Hititlerden evvel Anadoluda Hattiler bulunuyordu. Hattuşaş denilen Boğazköy onlar zamanında da mevcuttu. Hattiler eski tunç çağında uygarlıkta bir hayli ileri gitmişler. II. bin yılın başında Anadoluya gelen Hititler bunları potalarında eriterek çok yüksek bir uygarlığa erişmişlerdir.
Gördüğümüz sfenks Boğazköy’ün üç kapısından birini korumaktaydı. 1907-1912 yıllarında Alman Winckler’in Boğazköy kazıları sırasında bulunmuştur. Sağ yanımızda Zincirli duvar kabartmaları sergilenmiştir. Zincirli Güney doğu Anadoluda olup M.Ö. 1200 yılında Hititler deniz kavimleri göçüyle yıkılınca bir müddet geç Hitit şehir devleti olarak yaşantısını sürdürmüştür.
Boğazköy sfenksinin yanında ve karşısında islahiyenin kuzey doğusundaki zincirliden getirilmiş M.Ö. 8-9. asra ait kabartmalar görülür. Burada sergilenen kabartmalar zincirlinin güney kapısı ortostatlarıdır. Sağ duvardaki ortostadların birincisi kartal başlı, kanatlı bir demon kabartmasıdır. İkincisi iki sfenks kabartmasıdır. Üçüncü kabartmada iki şahıs tasvir edilmiştir. Sfenksin yanında soldakilerde av sahnesi tasvir edilmiştir. Birincisinde avcı, ikincisinde vurulmuş bir geyik, üçüncüsünde üst üste iki av hayvanı tasvir edilmiştir. Salonun kuzey duvarını kaplayan ortostadlar zincirli kulesinin güney kapısı kabartmalarıdır. Sfenksten sonra köşede araba üstündeki savaşçı kabartması yürüyen insan ve hayvan kabartmaları sergilenmiştir.
Duvarda ortadaki çıkıntıda zincirli aslanı yer almıştır. Bunun karşısında 19 nolu vitrinde ise M.Ö. 2300-1300 yıllarına ait Anadoluda bulunan eserler sergilenmiştir. Bunlar Anadolunun ilk yerli halkı olan Hatitlere (M.Ö. 2300-2100) ait madeni güneş kursu, tunç balta, asabaşı, çengel, hançer, parlak siyah renkli kap sergilenmektedir. Yine aynı vitrinde merkezi Kayseri yakınındaki Kültepede olan ve M.Ö. 1900-1800 yılları arasındaki Asur koloni çağına ait sermaik eserler, tunç mızrak uçları ve Hitit çağına (M.Ö. 1800-1200) ait çanak çömlek ve tunç baltalar sergilenmiştir. |
|
|
Vitrinin solunda iki adet Hitit stel kaidesi görülür. Her ikisinde de kült eşyası önünde dua sahnesi kabartma olarak işlenmiştir. Ortada Tuğla döşeli yerde Hitit devri masa biçimindeki sunaklar görülür. Duvarda zincirli ortostadlarının devamı görülmektedir. Ortada geç Hitit devri dikilitaş görülür. Son bölümdeki zincirli boğasını ve savaşçı kabartmasını gördükten sonra 23 nolu vitrini görelim. Bu vitrinde Kalkolitik çağdan, geç Hitit çağına kadar Anadolu mühürleri sergilenmiştir. Bu vitrinden sonra 22 Nolu vitrinde, eski Hitit devrine ait kralın Tanrıya sunduğu sıvı konulan ve ve adına Libasyon testisi denilen gaga ağızlı kırmızı renkli zarif testicik ve halka gövdeli, ayaklı kaideli parlak kırmızı perdahlı testiyi görelim.
Hitit devri banyo kabını ve mühür baskılı erzak

küpünü gördükten sonra 21 nolu vitrinde Boğazköy kazılarından çıkan eski Hitit devrinden, imparatorluk devri sonuna kadar kullanılagelmiş çeşitli kap kacak sergilenmiştir. 20 nolu vitrinde ünlü kadeş antlaşmasının pişmiş toprak üzerine yazılmış olan ve Boğazköy kazılarında bulunan metni sergilenmiştir.
Buradan, Zincirlikapı aslanı yanında geniş ve aydınlık olan VIII. nolu salona geçelim.
Bu salonda geç Hitit devri kitabeleri ve eserleri sergilenmektedir. Sağda meşhur geç Hitit devri kaya kabartmalarından İvriz kabartmasının alçı mülajı duvarı boydan boya kaplamıştır. Bu kabartmada kral Varpalavaş bereket tanrısı Tarhu’ya dua etmektedir. Bu eser M.Ö. 8. asırda Konya Ereğlisi yakınındaki ivriz kayalıklarına yapılmıştır. Yanında yazıtlı kabartma görülür, geç Hitit devrine aittir.
Karşısında Zincirli kral heykeli, ortada Zincirlinin çift sfenksli sütun kaidesi, arkada Zincirliden gelme çalgıcılar, saray memurları ve Arami kralı Barakab’ın kabartması yer almıştır.
Sağ yanda M.Ö. 8. asra ait Zincirlikapı aslanı sergilenmektedir.
Salonun karşı bölmesinin solunda ise ortada kabartmalı sütun kaidesi, solda bölmenin başında sfenksli ortostad, yazıtlı stel, yazıt parçaları, mimari taşıyıcı heykel gövdesi yerleştirilmiştir.
Duvarda törensel yemek sahnesi kabartmaları, stel, Maraş aslanı, çıkışta sağda Maraş’da bulunmuş M.Ö.8. asıra ait üzeri Hitit hiyeroglif yazısı ile yazılı Aslanı ve Babilin Anıtsal Tören yolunun mavi yeşil renkli Aslan kabartmalarını görerek bu ilginç müzenin gezisini tamamlayalım.
|
<< |
1 |
2 |
3 |
4 |
5 |
6 |
7 |
8 |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
>> |
| |
|
|
|
|
 |