MYTURKIYE
MYTURKIYE
MYTURKIYE
İSTANBUL / İstanbul'un Tarihçesi
MYTURKIYE    
 
Turkish YABANCILAR İÇİN TÜRKÇE
 TÜRKİYE BÖLGELER HARİTASI
   
İSTANBUL
İstanbul'un Tarihçesi
Surlar
Hisarlar
KULELER
KEMER, SARNIÇ, ÇEŞME VE SEBİLLER
CAMİ VE TÜRBELER
İSTANBUL / SARAYLAR
KÖŞK VE KASIRLAR
İSTANBUL / MÜZELER
   

   
 
   


İstanbul’un tarihçesi
IV.jeolojik zamanın başında derin bir vadiyi deniz sularının istilâ etmesiyle dünyanın en güzel boğazı meydana gelmiş oluyordu.Burada ilk yerleşmenin M.Ö. 5.binde Kadıköy civarında Fikirtepe de olduğunu tesbit ediyoruz.Fakat batılıların mitolojiden esinlenerek Bosphoros dedikleri 27km. uzunluğundaki boğazın güzelliğini ilk önce Megaralılar keşfetmiştir.M.Ö. 7.yy.da Megaralılar kendi yurtlarından ayrılırlarken yeni yurtlarını nerede kurmalarını kâhinlere sorduklarında “Körler yurdu karşısında ,,cevabını almışlardır.Başkanları Bizas ile bugün Topkapı Sarayının bulunduğu yere geldiklerinde karşıda kalhidon da yerleşmiş olan Fenikelileri görmüşler,bu kadar güzel yeri bırakıp orada yerleşenlerin kör olması gerekir deyip kâhinlerin burayı belirttiğine kanâat getirerek burada yerleşmişlerdir.Böylece Topkapı Sarayının bulunduğu alan da kurulan şehri Sarayburnundan başlayarak Sultanahmet Camiinin yanından geçen ve Ahırkapıda denize ulaşan surlarla çevirmişler ve bu küçük şehre de başkanlarının adına izafeten Bizantion ismi vermişleridir.

Topkapi Sarayı, Ayasofra ve Sultanahmet

Bizantion M.Ö. 508 de Pers-Yunan savaşı sırasında Pers İmparatoru Darius tarafından zaptedilmiş ve yağmalanmıştır.Daha sonra       M.Ö. 479 da İranlılar Plate de yenilince Bizantion İranlıların elinden çıkmış, Amtina-İsparta savaşları sırasında önce Atina’nın sonra İspartanın eline geçmiştir.M.Ö.340 da Makedonya kralı Filip Bizantionu kuşatmışsa da alamamış, ancak dünya imparatorluğu yolundaki İskender’in önünde duramamış,onun eline geçmiştir. İskender’in ölümünden sonra haleflerinin eline geçen bizantion M.Ö. 300 lerde özgürlüğüne kavuşmuş,ancak hemen sonra bir Galat istalâsına maruz kalmış, altın vererek bu istilâdan korunmuştur.
Artık M.Ö. I.asırda Roma sesini, kudret ve kuvvetini duyurmakta ve Anadoluya hakim olma arzuları göstermektedir.Roma imparatoru Septimius Severius rakibi Pescennius’u destekleyen bizantionu da uzun bir kuşatmadan sonra zaptetmiş, erkeklerini kılıçtan geçirerek surlarını yerle bir etmiştir.Fakat daha sonra şehri yeniden ve daha geniş olarak inşa edecektir.Yeni şehrin surları Eminönünden başlayarak Sultanahmette bir meydan bırakıp yine denize ulaşmaktadır.Bizantionu adeta yeni baştan kuran Roma imparatoru Contantin’dir.Costantin Bizansın desteklediği rakibi Licinus’u 324 de Üsküdar da yenmiş, Bizansı öce yıkmış sonra imar etmiştir.Daha sonra Avrupa ve Asyada geniş topraklara sahip Roma imparatorluğunun Romadan idare edilemeyeceğini düşünerek imparatorluğun merkezini 22 Kasım 326 da Bizantiona taşımaya karar vermiştir.Yeni inşa ettirdiği şehre yeni meydanlar, yeni hipodrumlar ve tapınaklar yaptırmıştır.Ayrıca büyük sarnıçlarda yaptırarak halkın su ihtiyacını gidermiştir.
Tabiatın bütün güzelliklerinin toplandığı bu şehri ne kadar güzel yapabilirse öylesine güzel yapmış Roma da Yunanistan da, Mısır da kısaca nerede ne varsa oradan sanat eserlerini getirerek şehrin meydanlarına ve yollarına diktirmiştir.

 

Sultanahmet Camisi

Şehri Kumkapıdan başlayarak Yenibahçe vadisinden geçen ve Unkapanından haliçe ulaşan daha sağlam ve geniş surlarla çevirmiştir.
Nihayet imarı bitmiş olan bu şehir ikinci Roma adıyla 11 Mayıs  330 da debdebeli bir şekilde başkent yapılmıştır.Contantin’i ölümünden sonra onun yarattığı bu şehre Contantin’in şehri anlamına gelen Contantinopolis denmiş, daha sonraları da Stinpolis olmuş,herhalde onun bozulmasından da bugünkü İstanbul adı meydana gelmiştir.
Contantin’in ölümüyle üç oğlu arasında taht kavgaları başlamış, bu kavgadan ll.Contantius galip çıkmış ve imparator olarak ve imparator olarak İstanbul’u tamir ettirmiştir.Ondan sonra 361 de yerine geçen yeğeni Julianus yeniden putperesliğe dönmüş, bu nedenle de eski tapınakları yeniden onartmıştır. Nihayet 395 de Roma ikiye ayrılmış, İstanbul yalnız doğu Romanın başkenti olarak kalmıştır.
           I.Contantin zamanında beş tepe üzerine kurulan şehir ll.Theodsius zamanında genişlemiş ve Roma gibi yedi tepe üzerine kurulmuştur.Bugün bu tepelerde Topkapı Sarayı, Çemberlitaş, Süleymaniye Camii, Fatih Camii, Sultan Selim Camii, Kariye Camii ve Çukurbostan yer almaktadır.
Bizans devrinde şehir ondört mahalleye ayrılmış olup bir çok meydanlarla süslenmişti.Birinci meydan Topkapı Sarayının bulunduğu acropol meydanı idi. İmparator Septimius Severius burada bir meydan yaptırmış, oyunların oynandığı bir stadyum ile bir de tapınak ilave ermişti.
İkinci büyük meydan Costantin tarafından kurulan Sultanahmet ve Ayasofya arasındaki Agusteon meydanı idi.Bu meydana Justinianus’un 41m. yüksekliğindeki heykeli yer almaktaydı.Meydan iri taş döşeli olup etrafı revaklarla çevriliydi.Yine bu meydanda Arkadius’un eşi Evdosiya’nın gümüşten heykeli vardı.
Üçüncü meydan hipodrom meydanı, dördüncü meydan Forum Costantin denilen Çemberlitaşdı. Tabi bugünkü gibi dar olmayan meydanı Roma dan getirtilen sütun süslemekteydi.
Beşinci meydan ise Hürriyet meydanının yerindeki Forum Tavri idi. Gayet geniş olan bu meydanı l.Theodosius sütunu süslemekteydi.Üzerinde gümüşten imparatorun heykeli vardı.393 yılında yapılan sütunun 448 yılındaki depremde üzerindeki heykel düşmüş l.Anastasius eski heykeli eriterek kendi heykelini koydurtmuştu.Sonradan II.Bayezid bir tehlike arzeden  bu sütunu yıktırmak zorunda kalmıştır.Bir çok yolların birleştiği bu meydan genişliğine rağmen her zaman kalabalık olurdu.
Çemberlitaştaki meydanla burayı birleştiren ve adına Artokolya denilen cadde de meydanla aynı işlerlikteydi.Kapalıçarşının bulunduğu yerde de bir esir pazarı vardı ki Forum Artopolyondu.Mahmud Paşa camiinin olduğu yerde de Forum Thedosius bulunmaktaydı.Direklerarası denilen şehzadebaşı da Forum Filadelfiumdu.bunun biraz ilerisinde Amastriyanon meydanı vardı.Aksaray meydanı ise Bergama dan getirilen tunç öküz başından dolayı Forum Bovis yani öküz meydanı diye anılmaktaydı.Arkadius meydanı Cerrahpaşa camiinin yanındaydı.imparator Arkadius’un sütuna bulunduğundan onun adıyla anılmaktaydı.Türkler esir pazarı olması dolayısıyla burayı Avrat pazarı olarak isimlendirmişlerdir. Fatih de millet Kütüphanesi yanında Marsiyanus meydanı bulunuyordu.Ortada yanlış olarak Kıztaşı denilen 21m.uzunluğundaki Marsianus sütunu bulunuyordu.
Bu meydanları birleştiren, Ayasofya dan başlayıp Edirnekapı da son bulan Mese caddesiydi.Bu caddeye ve meydanlara bir çok tali cadde ve yollar bağlanmaktaydı.Caddelerin iki yanında dükkânlar ve önlerinde gölgelikleri meydana getirmek için direkler bulunuyordu.Asrımızın başına kadar bu direkler şehzade başında durduğundan buraya direklerarası denmiştir ki eğlencelerin yapıldığı bu yer bugün tatlı bir anı olarak hatıralardadır.



<<
2 3    
>>
 Videolar
 Sık Kullanılanlara Ekle
 Arkadaşına Tavsiye Et
 Anasayfam Yap

     
 
 
   
 


 
   
TÜRKÇE
MyTurkiye.info E-posta Gönder
Tasarım SystemImage 2007
ENGLISH DEUTSCH FRANÇAIS ESPAÑOL ITALIANO NEDERLANDS 日本語 РУССКИЙ 中文